Yalın, Su Gibi Akan Bir Kitap: “Böyle Küçük Şeyler”

Yazardan okuduğum ikinci kitap. İlk kitap “Emanet Çocuk” u ne yazık ki beğenememiştim. Bu kitaba ise tek kelimeyle ba-yıl-dım! Kitabın ana karakteri Bill Furlong. 5 kızı ve eşi ile birlikte İrlanda’nın küçük bir kasabasında odun tüccarlığı yaparak hayatını kazanan bir adamdır. Bill, babasız büyümüş ve annesinin vefatından sonra da annesinin çalıştığı evin sahibi bayan Wilson’ın …

Bir Kurtarma Yolculuğu: Bilinmeyen Ülkede Yolculuk

İrlanda’da yaşayan Tom yoğun kar yağışı sebebiyle İngiltere’de mahsur kalan oğlunu eve getirmek için yola çıkar. Noel öncesi bembeyaz, buzlarla kaplı yolda biz de Tom ile sonunun ne olacağını bilmediğimiz bir yolculuğa çıkıyoruz. Bir kurtarma yolculuğu.. Noel’deki mutlu aile tablosunu tamamlama yolculuğu olarak başlasa da kitap, bu minvalde devam etmiyor. Tom’un zihninden geçen şimdi ve …

Sisler İçinde Bir Osman

Oturmayayım Öğretmen Hanım sağ olasın çok vaktim yoktur. Ne diyeceksen söyle de işime gücüme gideyim. Ben de onu diyorum ya bu karda kışta, onca yolu yürüyerek gelmeme değecek iyi bir sebebin vardır inşallah. Öyle senin gibi tek bir uğraşımız olmuyor bizim köy yerinde. Yok Öğretmen Hanım sen beni nasıl anlayacakmışsın ki, beni anlayabilmen için bana …

Yu Hua: “Yedinci Gün”

Düşünün ki öldünüz ve bu dünyaya vazo içerisinde bir tutam kül olarak veda edeceksiniz. Yakılma töreninizin saati de giderek yaklaşmakta. Bu süre zarfında doğum anınızdan ölümünüze kadar her şeyi anlatıyorsunuz. Kime? Bize, okuyucuya. İşte böyle başlıyor kitabımız. Yang Fei bize hayatının kapılarını açıyor. Bizse sayfaların nasıl aktığını anlamıyor, bu hikayenin içinde sürükleniyoruz. Yang Fei’nin çocukluğu, …

İnsan Ruhunu En İyi Okuyan Yazarlardan Biri “Peyami Safa – Biz İnsanlar”

İnsan ruhunu en iyi okuyan ve yansıtan yazarlardan biri desek Peyami Safa için yanlış olmaz zannımca. Bu eserde de göze çarpan en önemli özelliklerinden biri bu. Kitapta Milli Mücadele dönemi milliyetçi bir öğretmenin gözünden hayata bakışını okuyoruz. Materyalizm ile idealizm arasında gel-gitleri, sevdiği kız Vedia ile karşılaştıktan sonra yaşadığı değişimler, ülkedeki işgaller, siyasi çatışmalar.. Peyami …

Nefesinizi Tutarak Okuyacağınız Bir Kitap: “Vadim O Kadar Yeşildi Ki”

30 yıl öncesi.. Çocukluğunuzdan itibaren yaşadığınız topraklar.. Aileniz.. Duygularınız.. İşte Huw Morgan bizi 30 yıl öncesine, Galler’in bir maden kasabasına götürüyor. Öyle bir kasaba ki bu yemyeşil vadisi en önemli özelliği. Huw dokuz kardeşin en küçüğü. Onun gözünden hem kendi, hem ailesinin hayatını okuyoruz. Gallilerin yaşantısı, sıcak aile sofraları, sevgi, saygı gibi kavramlar Huw’un gözünden …

Miguel Bonnefoy “Miras”

1800’lü yıllarda Fransız bağcı Lonsonier’in bütün bağları kurur ve tek bir asma kökü, otuz frank para ile yola çıkar. Niyeti California’ya gitmekken yolda karahummaya tutulur ve Şili’de inmek zorunda kalır. İşte bizim için de kitabın tam başladığı nokta burasıdır. Lonsonier ile başlayan hikaye, bir ailenin üç kuşak yaşadıklarını hızlı, çarpıcı ve dokunaklı bir şekilde yansıtıyor. …

Bu Haftaki Konuğumuz: “Güfte Edebiyat Dergisi Yayın Yönetmeni Ayşe Ay”

Merhabalar, öncelikle teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bu, “Kar Kültür Sanat” sitesinin bir projesidir. Amacı; dergileri, yazarları, çizerleri, şairleri daha da büyük kitlelere ulaştırmaktır. Bu neticede edebiyatımıza bir nebze olsun katkıda bulunabilmektir. Verdiğiniz destek için teşekkür ederim. Soru:1 Kendinizi nasıl tanımlarsınız, sizin gözünüzden kısaca kimdir Ayşe Ay? Merhabalar… Ben teşekkür ediyorum. Ayşe AY, Denizli …

Annelerin Kutsal Pazarı

Türkiye İş Bankası’nın Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisinden okuduğum ilk kitap oldu Annelerin Kutsal Pazarı. Nedir bu Annelerin Kutsal Pazarı diye düşünüyor insan kitabı okumadan önce ve ilk sayfalarda aydınlanıyoruz: Hristiyan kültüründe, özellikle İngiltere’de, Lent ayının dördüncü pazarı kutlanan, insanların kiliseye gidip annelerini ziyaret ettikleri bir gün. Yıl 1924. Gün Annelerin Kutsal Pazarı. Ana karakterimiz Jane …

Karahindiba: Dağılan Hayatlar

“Karahindibanın yuvarlak çiçeği dünyaya, çiçeğinden çıkan tohumları bana benziyordu. Benim karahindiba çiçeğine yaptığım gibi Tanrı da bizim üzerimize nefesini üflemiş, hepimizi bambaşka yerlere bambaşka hayatlara savurmuştur.” Karahindibanın adının karahindiba olduğunu bilmeden hangimiz çocukluğumuzda ona üfleyip mutluluktan kahkahalar atmadık ki.. Yalnız bu öykülerde mutluluk yok. Üç adam var, üç hikâye: Aralık, Mavi Pelikan, Karahindiba. Aralık’ta aldatılan, …