5'te Beş

Bu Haftaki Konuğumuz: “Güfte Edebiyat Dergisi Yayın Yönetmeni Ayşe Ay”

Merhabalar, öncelikle teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bu, “Kar Kültür Sanat” sitesinin bir projesidir. Amacı; dergileri, yazarları, çizerleri, şairleri daha da büyük kitlelere ulaştırmaktır. Bu neticede edebiyatımıza bir nebze olsun katkıda bulunabilmektir. Verdiğiniz destek için teşekkür ederim.

Soru:1 Kendinizi nasıl tanımlarsınız, sizin gözünüzden kısaca kimdir Ayşe Ay?

Merhabalar… Ben teşekkür ediyorum.

Ayşe AY, Denizli doğumludur. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği mezunu bir Türkçe öğretmenidir. Evli ve iki çocuk annesidir. İyi bir okur olmayı önemser her şeyden önce. Öykü yazmaya çalışır. Şiiri çok sever. Güfte Edebiyat isimli dijital dergiyi ekip arkadaşları ile birlikte yürütür.

Soru:2 Bir kitabınız var, öyküler de yazıyorsunuz. Ayrıca derginizde inceleme yazılarınız da var. Sizin için “yazmak” hayatınızı neresinde yer alıyor? Yazmaya ne zaman, nasıl başladınız?

Yazmanın sonradan bir anda ortaya çıkan bir şey olduğuna inanmıyorum. Kitapları kaç yaşında yayımlanırsa yayımlansın, yazan insanların bu tutkusu çocukluklarına dayanır. Çocukluğumdan beri yazmayı severim ben de. Ama bir kitap olarak bunları ortaya çıkarma konusunda çok cesur olabildiğimi söyleyemem. Ömrümün sonuna kadar yazma tutkusundan vazgeçebileceğimi sanmıyorum. Bu anlamda kötü bir alışkanlık yazmak. Yazmaya başlayınca kimse vazgeçemiyor gördüğüm kadarıyla. Ben de yazmayı tutku derecesinde seviyorum. Durmadan öyküler yazıp durmadan bir yerlere gönderen biri değilim. Daha temkinli olmayı tercih ediyorum. Güfte Edebiyat yayın hayatına başladığından bu yana Özge Okumalar bölümümüzde yayımlanan öykü çözümlemelerim var. İnanılmaz bir tutkuyla yazıyorum. Çünkü ben, başkalarının başarılı öykülere dair çözümlemelerini keyifle okuyorum, dinliyorum. Burada yapmaya çalıştığım şey şu aslında başarılı bir öyküyü alıp onun karakteristik özelliklerini ortaya koymak, var ise o yazarın diğer öykülerinde ilişkili ya da benzer durumları ortaya koymak hatta o öyküden hareketle yazarının edebi kişiliğinin ayırıcı yönünü ve başarılı olduğu hususu tespit etmek. Dilerim geleceğe bırakabildiğimiz, yazdığımıza değer bir sözümüz olur.

Soru:3 Dergiyle ilgili konuşmak istiyorum biraz. Öncelikle isim konusunu soracağım. Neden Güfte Edebiyat? Sizin için bu macera nasıl başladı?

Yayın hayatına yeni başlayan dergiler ile ilgili genel bir itham vardır ya… “Eseri yayımlanmadığı için dergi çıkardı.” gibi… Çok fazla dergiye, çok fazla eser göndermiş biri değilim her şeyden önce. Çok az dergiye eser göndermişliğim vardır. Yayımlamasalar da buna gücenecek değilim. Yayımlamayabilirler. Yayımladıkları zaman iyi de yayımlamadıkları zaman kötü mü olacak? Elbette hayır. Ama dergilerin edebiyat dünyasında bir güç olduğuna inanmamdır Güfte Edebiyat’ın var olma nedeni. Hatta diyebilirim ki benim hayal dahi edemediğim bir şeydi başlangıçta.

Bizim için bir edebiyat dergisi çıkarma hayali aslında eşim ve aynı zamanda Güfte Edebiyat öykü editörü olan Veli AY’ın 2010 yılında kurduğu bir hayaldi. Şu an dergimizde editör olan İdris GÜRDAL ile birlikte bir hayli kafa yordular. İsmini dahi koydular derginin. Demin bahsettiğim gibi çok temkinli biriyim ve çok girişken bir yapıda değilim. O dönemde onları dergi konusunda çok destekleyemedim. Cesaret edemedim buna. Dolayısıyla o hayal o dönemde gerçekleşmedi. Veli Bey, tekrar 2020 yılında başka arkadaşlar ile birlikte bir dergi kurmak istedi. Maalesef tekrar gerçekleşmedi. 2022 yılının Ocak ayı itibarıyla ben yavaş yavaş bu hayalin gerçekleşebilirliğine inandım. Aslında dergileri edebiyatın mutfağı olarak gördüğüm için herhangi bir dergide editörlük yapmak istedim başlangıçta. O dönemde kısmet olmadı. Biz de artık o gençlik hayalini gerçekleştirmenin zamanı geldiğini düşündük. Benim yapım böyle biraz da başarabileceğimden emin olmadığım herhangi bir işe girişmeyi sevmiyorum. Yapabileceğimize inandım. Züleyha YILMAZ dâhil oldu sonra bu hayalimize. İnandım.

İsmine gelince… Derginin isminden önce sloganı belirdi kafamızda: “SÖZ BÜYÜLER…” Söz, kelimesi ve daha onlarca kelime, dergi adı olarak kullanılmıştı. Aslında gönlümüzden geçen Türkçe kökenli bir sözcüğü isim yapmaktı ama kısmet böyle imiş. “Söz” kelimesinin Farsçadaki karşılığını kullandık biz de. Dilimize yerleşmiş üstelik işlevsel bir sözcüktü.”Güfte”nin aynı zamanda bir müzik terimi oluşu da kararımızda etkili oldu. Dergimizin logosu da bu şekilde ortaya çıktı. Kıvrılıp sol anahtarına dönüşen bir kalem. İyi bir edebiyat dergisi olmayı hayal ediyoruz ekip olarak. İşimizi en iyi şekilde yapabilmek en büyük hayalimiz.

Soru:4 Hem dergi hem de site olarak hedeflerinizin biraz farklı olduğunu görüyorum. Gençlere yer veriyorsunuz, Azerbaycan Türkçesi ile şiirler ve video da yayımladınız. Gerekli ve güzel bir hamle yaptığınızı düşünüyorum bilhassa gençler konusunda. Bu hedeflerinizden biraz bahseder misiniz bize?

Çocuk edebiyatına yer veriyoruz. Türk dünyasına açığız. Türk dünyasından eser kabul ediyoruz. Şu an için yalnız Azerbaycan’dan eserler geldi ancak yakın zamanda Türk coğrafyasının farklı bölgelerinden de geleceğine inanıyoruz. Azerbaycan’dan gelen eserleri Türkiye Türkçesine aktarma gereği duymuyoruz. Çünkü her iki şive de Oğuz grubu ve yoğun iletişim içinde. Eserlerin anlaşılabilir olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca YouTube kanalımızda da dergimizde Türkiye Türkçesi ile yayımlanan eserlerden bazılarını Azerbaycan Türkçesi ile seslendiriyoruz. Aktarma yapmış oluyoruz yani.

Gençleri cesaretlendirmeyi çok önemsiyoruz. Bir dergi, kendi yazarlarını yetiştirebilmeli bir yerde diye düşünüyoruz.

 

Soru:5 Son olarak günümüz dergiciliği hakkındaki düşüncelerinizi merak ediyorum. Bir de “Kar Öykü” dergimize hiç denk geldiniz mi inceleme fırsatınız oldu mu? Teşekkür ederim.

Gayet olumlu düşüncelere sahibim. Dergiler edebiyatın olmazsa olmazı. Edebiyat adına güzel şeyler yapıldığını görüyorum. Tabii dergiciliğin geçmişini yaşamış değiliz. Bizim yaşadığımız bugünün dergiciliği, yakınen bildiğimiz daha çok bugünün dergiciliği. Çok sayıda dergi var. Çok başarılı bulduğum dergiler var gerek matbu gerek dijital dergi olarak. Benim için heyecan verici böylesi güzel bir dünyanın içinde yer almak. Her zaman her işte geçerli olduğu gibi yapılan işi en iyi şekilde yapmak esas dergicilikte de. Biz de herkes gibi ekip olarak buna gayret ediyoruz. Sürekli daha iyiye ulaşmaya çalışıyoruz.

Kar Öykü’yü yayın hayatına başladığı ilk günlerden bu yana takip ediyorum. Başarılı buluyorum. Sonuçta onca insanın emeği var bu işte. Başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Kar Öykü’nün yayın hayatına başlarken “eser seçimi konusunda titiz ve adaletli davranma”yı ilk prensip olarak benimsemiş olması çok hoşuma gitmişti. Bugün geldiğimiz noktada Kar Öykü, benim gibi fazla temkinli birinin çok cesurca bulabileceği adımlar attı. Kar Şiir’in çıkması, Kar Akademi’deki atölye çalışmaları… Bunlar güzel şeyler. Bana göre hiçbir şey hiçbir zaman mutlak surette birilerinin tekelinde olmamalı. Her konuda yenilik, seçenek daima iyidir. Kar Öykü’ye ve bütün genç dergilere başarılar diliyorum. Edebiyat dünyasında iyi ki var bu dergiler.

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.