Okur Musun

Karahindiba: Dağılan Hayatlar

“Karahindibanın yuvarlak çiçeği dünyaya, çiçeğinden çıkan tohumları bana benziyordu. Benim karahindiba çiçeğine yaptığım gibi Tanrı da bizim üzerimize nefesini üflemiş, hepimizi bambaşka yerlere bambaşka hayatlara savurmuştur.”

Karahindibanın adının karahindiba olduğunu bilmeden hangimiz çocukluğumuzda ona üfleyip mutluluktan kahkahalar atmadık ki.. Yalnız bu öykülerde mutluluk yok. Üç adam var, üç hikâye: Aralık, Mavi Pelikan, Karahindiba. Aralık’ta aldatılan, kalbi delik deşik olup, yıllar sonra abi evine dönen Rıfat’ın hiçbir yere tutunamama hikâyesini okuyoruz. Mavi Pelikan’da bir pelikan ile Numan’ın saf sevgi hikâyesi karşılıyor bizi. Sonu sürprizli. Son öykü ise kitaba ismini veren Karahindiba. En sevdiğim, en etkilendiğim. Kendinden başka gidecek, açılacak kapısı olmayan Adnan’ın hikâyesi.

Öykülerin ortak teması erkeklerin yalnızlıkları, hayal kırıklıkları, buruklukları. Sinan Sülün, toplum baskısını, anne baba evlat üçgenini, yarım kalmış ilişkileri, kopmaları çok güzel aktarmış okuyucuya. Keşkeler, pişmanlıklarla örülü üç güzel hikâaye bekliyor sizi. Hele o son öykü. Bu kitaba bir şans verin.

“İnsanların birbirini çarparak yaşadığı bu dünyada istenmeyen rakamdım.”

“Sen alışmışsın güneşli günlere, ben gecenin dördü beşiyim.”

“Yürümek istiyordu. Durmadan yürümek. Acısının çoğulluğundan, yakıcılığından kurtulmak isteyen her insan gibi sadece yürümek. Yürümek acıya iyi geliyordu.”

  • Begüm Mermutlu Akçay

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.