Öyküler

Bu Değil Mi Yaşamak?

Bu değil mi yaşamak?

“Dünya canavar ruhlu insanlarla dolu evladım,” dedi annem. “Hiçbir şeye aldırmayacaksın.”

Ben artık gülerken gerçekten mutlu hissetmiyorum. Sadece gülmem gerektiği için gülüyor gibiyim. Ve bunu durduramıyorum. Olan birkaç satırlık aklımı kitaplarla kaybettim sanırım. Yeni yeni anlıyorum yorulduğumu. Kimseyi tanıyamıyorum. Beni anladıklarını düşünüyorum bazen ama başka bir gün düşüncelerimin hayal olduğunu düşünüyorum. Hayallerim bile fazla geliyor. Onlardan da uzaklaşıyorum ama yaşadığım hayattan uzaklaşamıyorum. Çocukluğumdan beri diğerleri gibi olmadım. Bu dünyayı diğerlerinin gördüğü gibi görmedim hiç. Kalbim uyanmadı diğerlerinin mutluluk duyduğu seslere. Ya da diğerlerinin takıldığı taşa takılmadı ayağım, her şeye rağmen ayaktaydım ama yine de kanardı dizlerim. Omzumdaki ağırlığın dahasını hissederdim dizlerimde. Göğüs kafesime altın kadeh çiçeği ekeceğim yaşlarda solmuş güller ektim dizlerime. Ama bu yaşıma kadar öğrendiğim en muazzam şeydi bu. Öğrendiğim başka muazzam şeyler de var elbette. Susunca yok olduğunu öğrendim insanın mesela. Ben sandım ki ben susunca dünya da susar, biraz olsun dinlenirim. Öyle olmuyormuş…

Susunca dünya daha çok konuşuyor, dizlerindeki yara daha çok kanıyormuş. Karanlık gözlerle bakıyormuş dünya sana. Acılar denizinde boğmak istiyormuş. Ben boğulmak değil uyanmak istiyorum.

Ama uyanamam çünkü bu bir rüya değil…

 

Zeynep İremnur Tekerek

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.